Lokasyonunuza en yakın Euromaster noktasını aşağıdaki linkten bulabilirsiniz.
Euromaster Servis NoktalarıÜretici garantisi kapsamındaki araçların bakımının sadece yetkili servislerde yapıldığına dair genel bir kanı vardır. Bu kısmen doğru kısmen de yanlış bir bilgidir.
Garanti kapsamındaki araçların bakımlarının sertifikasyonu yapılmış ve üreticinin belirlediği orijinal yedek parçaların kullanıldığı servis noktalarında yapılması gerekir. Bakımın TSE 12047 hizmet yeterlilik belgeli noktalarda ve üreticinin tavsiye ettiği marka yedek parça ile yapılması durumunda aracınız üretici garantisi kapsamından çıkmamaktadır.
Garantili aracınız için TSE 12047 belgeki Euromaster noktasında yaptırdığınız bakımın faturasını saklamayı unutmayın.
TSE 12047 belgeli servis noktaları ile ilgili detaylı bilgi almak için aşağıdaki linki tıklayın.
TSE 12047 sertifikalı noktalar ile ilgili bilgilerEuromaster olarak kurumsal filo kiralama, araç kiralama ve şirket filolaraına lastik ve araç bakımı konusunda uzman çözümler sunuyoruz.
Servis ağımız içerisindeki TSE 12047 sertifikalı noktalarla kurumsal araç filonuza yönelik lastik, araç bakım ve onarım hizmeti alabilirsiniz.
Filonuz için Hizmet Teklifi Almak için tıklayınEuromaster'ın lastik oteli hizmeti kış veya yaz lastiklerinizin, bir sonraki mevsime kadar saklanmasını ve teknik gereksinimlere uygun olarak korunmasını sağlayan bir depolama hizmetidir. Lastikler için en iyi ortam; ışıksız, kuru ve serin bir ortamdır. EUROMASTER lastik saklama hizmetini teknik gereksinimlere bu ortamı sağlar.
Lastik Oteli ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınBir lastiğin ömrü ve kilometre performansı lastiğin tasarımı, sürücünün alışkanlıkları, iklim, yol koşulları, aracın ve lastiğin düzenli bakımı gibi faktörlere bağlıdır.
Lastik diş derinliğinin yasal sınırı 1,6 mm'dir. Yani bir lastiği en fazla 1,6 mm diş derinliğine inene kadar kullanabiliriz.
Bunun dışında Beş yıl veya daha fazla süre kullandığımız lastiklerimizin uzman bir servis tarafından yılda en az bir kez ayrıntılı bir şekilde kontrol edilmesi gerekir.
Lastiklerin ömrü ise üretim tarihinden itibaren on yıldır. Diyelim ki bir lastik üretim tarihinden itibaren onuncu yılını doldurdu fakat hala kullanılabilir durumda görünüyor, hatta diş derinliği 1,6 mm'ye kadar aşınmamış durumda. Bu durumda bile maalesef on yıllık süreyi tamamlayan lastiklerimizle vedalaşma ve lastiklerimizi yenileme vakti gelmiş demektir.
Aracınız için doğru lastiği seçmenin birkaç önemli adımı vardır;
Sezonluk Lastik Seçimi: İlk adım lastiği kullanacağınız lokasyona göre değişecektir. Kış koşullarının sert geçtiği ve sıcaklığın 7 derecenin altında olduğu yerlerde kış lastiği ve yaz lastiğini ayrı olarak kullanmayı göz önünde bulundurmanız gerekir. Eğer iklimin daha yumuşak ve yıllık sıcaklık derecesi 7 derecenin üstünde ise 4 mevsim lastiği kullanabilirsiniz. Aracınızı sıcak ve az yağış alan bir bölgede kullanacaksanız yaz lastiği de kullanabilirsiniz.
Ebata Göre Lastik Seçimi: Aracınıza uygun lastik ebatlarını aracınızın kullanma kılavuzunda ve sürücü kapısındaki lastik bilgileri etiketinde bulabilirsiniz.
Aracınıza Uygun Lastiği Seçmek için tıklayın.3PMSF işaretli lastikler otomatik olarak M+S ile birlikte gelir. Bu işaret lastiklerin istikrarlı ve güvenli bir şekilde karlı zeminde kullanılabileceği anlamına gelir. Bu işareti almaya hak kazanmak için, lastik modelinin standartlart bir testten geçerek hem hareket kabiliyeti hem de güvenlik açısından tatmin edici bir performans sergilemesi gerekir. MICHELIN kış sürüşleri için sadece M+S işaretli lastikler yerine 3PMSF ile işaretlenmiş kış lastiklerinin kullanılmasını önerir.
"T" hız endeksi olan bir lastik, maksimum 190 km/sa hıza kadar kullanılabilir. Bu, lastiğin bu hıza kadar güvenli bir şekilde performans gösterebileceği anlamına gelir.
"T" hız endeksi genellikle orta sınıf sedanlar, küçük SUV'lar ve minivanlar gibi araçlarda kullanılan lastiklerde bulunur. Bu tür lastikler, ortalama hızlarda rahat ve güvenli bir sürüş deneyimi sağlar.
"V" hız endeksi olan bir lastik, maksimum 240 km/sa hıza kadar kullanılabilir. Bu, lastiğin bu hıza kadar - güvenli bir şekilde performans gösterebileceği anlamına gelir.
"V" hız endeksi genellikle yüksek performanslı araçlarda, spor arabalarında ve lüks otomobillerde kullanılan lastiklerde bulunur. Bu tür lastikler, yüksek hızlarda mükemmel yol tutuşu ve sürüş deneyimi sağlar.
Lastik dengeleme, titreşimleri ortadan kaldırmak için tekerlek ve lastik grubundaki ağırlık dengesizliklerini giderirken, lastik hizalaması yolla en iyi teması sağlayacak şekilde lastiklerin açılarını ayarlar. Her iki prosedür de lastik performansını korumak, eşit aşınmayı teşvik etmek, yol tutuşunu iyileştirmek ve genel sürüş güvenliğini arttırmak için önemlidir.Lastiklerinizin uzun ömürlü olmasını ve optimum performansını sağlamak için, düzenli lastik bakımının bir parçası olarak hem lastik balans ayarının hem de lastik ayarının yapılması önerilir.
Rot ayarı sıklığı, sürüş alışkanlıkları, yol koşulları ve araç kullanımı gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.Genel olarak, lastiklerinizin en az yılda bir kez veya her 16.000 ila 19.000 kilometrede bir hizalanması önerilir. Ancak, bazı durumların (örneğin herhangi bir sorun fark ettiğinizde) daha sık hizalama gerektirebileceğini unutmamak önemlidir. Düzensiz lastik aşınması, sürüş sırasında bir tarafa çekme veya direksiyon simidinin ortalanmaması gibi yanlış hizalama işaretleri var ise bu göstergeler tekerleklerin düzgün şekilde hizalanmadığını ve ayarlanması gerektiğini gösterebilir.
Rot ayarı, eşit aşınmayı teşvik etmek için bağların konumunun değiştirilmesini içerir; tekerlek hizalaması ise uygun hizalama için tekerleklerin açılarının ayarlanmasına odaklanır. Her iki uygulama da aracınızın lastiklerinin genel sağlığına ve performansına katkıda bulunur ancak farklı amaçlara hizmet eder. Hem lastik rotasyonunu hem de tekerlek hizalamasını içeren düzenli bakım, lastiğin ömrünü en üst düzeye çıkarmanıza, yakıt verimliliğini artırmanıza ve aracınızın güvenliğini,yol tutuşunu artırmanıza yardımcı olabilir.
Sürüş sırasında lastik patladığında sakin kalmak, direksiyon simidini sıkıca tutmak ve gaz pedalını yavaş yavaş bırakarak hızı yavaş yavaş azaltmak çok önemlidir. Frene basmayın, aracın kontrolünü elinizde tutmaya çalışın ve güvenli bir şekilde yolun kenarına doğru ilerleyin. Durduğunuzda, yapabiliyorsanız hasarlı lastiği değiştirin veya yardım çağırın.
Nitrojen doldurursanız,lastiklerinizi daha az şişirmeniz gerekecek ancak fiyatı havayla şişirmeyle aynı değil. Daha kalıcı baskı nedeniyle, nitrojen spor araba kullananlar veya pist arabaları için iyi bir fikirdir.ilk dolumda biraz daha fazla para harcamak sizin için uygunsa,yeni aracınızın lastiklerine ilk defa nitrojen doldurabilirsiniz.
Evet, eğer bir otomobil tamirhanesinden uzaktaysanız ve bunu yapmak için gerekli aletlere sahipseniz ve ayrıca arabayı park edebileceğiniz güvenli bir yer varsa, tekerleği kendi başınıza değiştirmek güvenlidir.Ancak daha sonra hemen bir oto tamirhanesinde normal bir lastikle değiştirilmesini sağlamanız her zaman tavsiye edilir.
Düz depolama:
Lastikleri yerde düz bir şekilde veya yatay olarak üst üste depolamak en yaygın yöntemlerdir.
Lastiğin ağırlığının eşit şekilde dağılmasına yardımcı olur ve deformasyonun önlenmesine yardımcı olur. Düz depolama, kısa süreli depolama için veya alanın sınırlı olduğu durumlar için uygundur. Ayrıca lastiklerin yuvarlanma veya devrilme riskini de azaltır.
Dik depolama:
Lastikleri tek tek veya bir rafta dik olarak saklamak, yeterli dikey alanınız olduğunda faydalı olabilir. Bu yöntem yerden tasarruf sağlar ve tek tek lastiklere erişmeyi ve incelemeyi kolaylaştırır. Ancak dik olarak saklanan lastikler, uzun süre aynı konumda bırakılırsa zamanla düz noktalar oluşturabilir. Aşınma riskini en aza indirmek için, depolama sırasında lastiklerin periyodik olarak rotasyonunun yapılması tavsiye edilir.
Sunduğumuz araç check-up'ı hizmeti ile aracınızın en önemli noktalarının kontrolünü yaparak yola güvenle devam etmenizi sağlıyoruz. Kontrol kapsamında aracınızın hayati bazı parça ve ekipmanlarını değerlendiriyoruz. Bunlar;
Periyodik Bakım Kapsamında;
yapılır.
Bunlar dışında yapılacak kontroller sonucunda aşağıdaki elementleri de değişimi önerilebilir.
Elektrikli ve hibrit araçlar, bileşenleri ve çalışma prensipleri itibarıyla içten yanmalı motorlara sahip araçlara göre farklılıklar barındırıyor. Bu farklılıkların başında hibrit ve elektrikli araçlarda bulunan yüksek voltaj geliyor. Bu farklılık, araçların bakım onarım aşamalarını etkiliyor ve bakımların özel kılavuzlara ve kontrol listelerine göre yapılması gerekiyor. Bakım - onarım süreçlerinin düzgünce yapılması için gereken donanım ve bilgi olmadığı takdirde, hem teknisyenin hem de aracın güvenliği tehlike altına girmiş oluyor. Bu tehlike, bakım ve işlemler sonrası araç trafikteyken de devam edebiliyor ve sürüş güvenliği risk altına giriyor.
12047 belgeli Euromaster servis noktaları hibrit ve elektrikli araçların teknolojisi, güvenlik konuları, kritik parçaları ve bakımlarının yapılmasındaki teknik unsurları kapsayan detaylı eğitimler almaktadır. Bu servis noktalarımız hibrit ve elektrikli otomobiller konusunda müşterilere kapsamlı bakım onarım desteği sağlamaktadırlar.
Akü lambasının yanması, araca dair birçok sorunu işaret edebilir. Akla ilk gelen sebep, akünün bitmek üzere veya bitmiş olduğudur. Bu durumda akünüzü vakit kaybetmeden şarj etmeniz gerekir.
Başka bir sebep ise araçtaki şarj dinamosunun arızalanmasıdır. Arıza sebebiyle yanan ışığın söndürülmesi için aracın derhal bir oto elektrik tamircisine götürülmesi önerilir. Şarj dinamosu arızalanırsa akü şarj edilemez ve kısa süre içerisinde enerji üretimini bırakır.
Ancak bu olasılıklar motor çalıştıktan sonrası için geçerlidir. Kontak sırasında akü ışığının yanması oldukça normal bir durumdur.
Motor çalıştıktan sonra sönmelidir. Eğer sönmüyorsa araç durdurulmadan en yakın servise gidilmelidir. Aküsü biten aracı durdurursanız tekrar hareket ettiremeyebilirsiniz.
Akü Fiyatı almak için tıklayınÖzellikle kış aylarında soğuğun etkisiyle akü hızlı bir şekilde boşaldığı düşünülür. Bunu önlemek için aracın kısa süre de olsa çalıştırılması önerilir. Akünün içerisinde yer alan kimyasal maddelerin hareketi soğuk havada yavaşlar. Yavaşlayan kimyasalların reaksiyona girme sıklığı azalır ve üretilen enerji miktarı düşer.
Sanılanın aksine soğuk havalarda akü bitmez, yalnızca performansı azalır. Bu durum yeni aküler için geçerli olmaz.
Akü Fiyatı almak için tıklayınAkülerin üzerinde son kullanma tarihi yazmaz. Ancak üretim tarihini inceleyerek ortalama kullanım süresini hesaplayabilirsiniz.
Üretim tarihi akünün eksi kutup bölümünün üzerinde, gövdesinde veya garanti belgesinde veya yazar. Ürünü satın almadan önce dikkat etmeniz gereken durum akünün, en fazla 6 ay önce üretilmiş olmasıdır.
Rafta bekleyen akünün şarjı boşalır ve içerisinde sülfürleşme başlar. Üretim tarihi eski bir akü alırsanız üründen elde edeceğiniz verimlilik oldukça düşer ve kullanım süresi kısalır. Bu nedenle akü alırken üretim tarihine dikkat etmeniz gerekir.
Akü Fiyatı almak için tıklayınAmortisör çevresinde sıvı sızıntısı, çatlak veya kırık takozlar gibi hasarlı veya kırılmış takozlar, ezik, bükülme veya aşırı korozyon gibi fiziksel hasarlar, aşırı pas veya aşınma ve birisi dururken amortisörlerin olağan dışı hareket etmesi veya oynaması durumunda,aracı yavaşça ileri geri sallayın.Araç hareket halinde değilken bile amortisörlerde aşırı hareket veya oynama (örneğin sıçrama veya sallanma) amortisörlerin yıpranmış veya hasarlı olduğunu gösterebilir.
Aracınızı düz bir zemine park edin ve sabit olduğundan emin olun.
Sert ve eşit bir baskı uygulayarak aracın bir köşesine bastırın. Vücut ağırlığınızı kullanın veya tampon/çamurluk alanını aşağı doğru bastırın.
Basıncı bırakın ve aracın tepkisini gözlemleyin. İdeal olarak; araç bir kez yukarıya çıkmalı ve ardından nispeten hızlı bir şekilde sabit bir konuma yerleşmelidir.
Araç aşırı derecede zıplamaya devam ederse veya uzun süreli bir sıçrama hareketi sergiliyorsa, bu durum amortisörlerin aşınmış veya arızalı olduğunu gösterebilir. Ancak, sıçrama testinin tek başına kesin olmadığını ve amortisörlerin durumuna ilişkin tam bir değerlendirme sağlayamayabileceğini unutmamak önemlidir.
Profesyonel bir inceleme, amortisörlerin durumunun daha güvenilir bir şekilde değerlendirilmesini sağlayacak ve optimum araç güvenliği ve sürüş kalitesi için değiştirmenin gerekli olup olmadığının belirlenmesine yardımcı olacaktır.
Birkaç olası neden olabilir. Öncelikle fanın çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Fan çalışıyor ancak soğuk hava yoksa, bu durum kompresörde veya soğutucu akışkan seviyelerinde bir sorun olduğunu gösterebilir. Düşük soğutucu seviyeleri veya arızalı bir kompresör, profesyonel onarım gerektirebilir. Ayrıca, doğru şekilde ayarlandığından emin olmak için kontrolleri ve ayarları kontrol edin. Kontroller çalışıyor gibi görünüyorsa ancak klima hala açılmıyorsa, en iyisi klimayı bir oto tamirhanesinde kontrol ettirmektir.
Aracınızın klima sisteminin optimum performansını sağlamak için düzenli bakım çok önemlidir. Genel olarak klima sisteminizin bakımını 1-2 yılda bir yaptırmanız tavsiye edilir. Bu, soğutucu seviyelerinin kontrol edilmesini, sızıntıların incelenmesini, kabin hava filtresinin temizlenmesini veya değiştirilmesini ve sistemin genel işlevselliğinin değerlendirilmesini içerir.
‘’Kendin Yap’’ klima şarj kitleri mevcut olsa da, genellikle şarj işlemini bir profesyonelin halletmesi önerilir çünkü soğutucu akışkan seviyelerini doğru bir şekilde değerlendirmek, sızıntıları tespit etmek ve sistemin uygun spesifikasyonlara göre yeniden doldurulmasını sağlamak için uygun donanıma ve bilgiye sahiptirler.
Klimanın çalıştırılması,motora ek bir yük bindirir ve bu da yakıt verimliliğini azaltabilir.
Özellikle motor kapalıyken sürekli çalıştırmak akünün boşalmasına neden olabilir. Uzun süre park halindeyseniz veya boşta çalışıyorsanız, pil gücünden tasarruf etmek için klimayı periyodik olarak kapatmak en iyisidir. Klima sistemi zamanla aşınma ve yıpranmaya maruz kalır. Gereksiz yere çalıştırılması bileşenler üzerinde ek stres oluşturabilir ve bu da potansiyel olarak bakım veya onarım ihtiyaçlarının artmasına yol açabilir.
Klimayı sadece geceleri çalıştırmak,gün içinde çalıştırmakla karşılaştırıldığında potansiyel olarak daha uygun maliyetli olabilir. Bunun nedeni, dış ortam sıcaklığı daha soğuk olduğunda, klima sisteminin aracın içini soğutmak için çok fazla çalışmasına gerek kalmaması ve bunun sonucunda daha düşük enerji tüketimi sağlanmasıdır. İklime ve konuma bağlı olarak geceleri nem seviyeleri yüksek kalabilir. Yüksek nem endişe yaratıyorsa, gün boyunca klimayı çalıştırmak iç mekanın nemini gidermeye ve daha konforlu bir ortam sağlamaya yardımcı olabilir.
Modern araç klima sistemleri daha verimli olacak şekilde tasarlanmıştır ve çalışırken daha az güç kullanırlar. Klimayı açtığınızda, başlangıçta aracın içini soğutmak için bir miktar ekstra güç çekebilir, ancak istenen sıcaklığa ulaşıldığında sistem bu sıcaklığı korumak için açılıp kapanacaktır. Bu döngü işlemi,yakıt tasarrufuna ve enerji kullanımını en aza indirmeye yardımcı olur.
Genel olarak araç aküsü yaklaşık 12,6 ila 12,8 voltta şarj edilmelidir. Belirli voltaj aralığının akü tipine ve üreticiye bağlı olarak biraz değişebileceğini unutmamak önemlidir.
Akü şarjının sağlıklı kalması için voltajın 12,4 voltun üzerinde tutulması tavsiye edilir, bu da şarj düzeyinin %75 civarında olduğunu gösterir. Akü voltajı 12,4 voltun altına düşerse bu durum akünün yeniden şarj edilmesi gerektiğinin bir göstergesi olabilir.
Bir araba aküsünü doğru şekilde şarj etmek için, otomotiv aküleri için tasarlanmış bir akü şarj cihazı kullanabilirsiniz. Bu şarj cihazları genellikle farklı akü türlerine uyum sağlamak için çeşitli şarj modlarına ve ayarlara sahiptir. Şarj cihazının talimatlarını izleyin ve akünüzün özelliklerine göre uygun şarj modunu seçin.
Bir aküyü şarj ederken güvenli bir şarj ortamı sağlamak çok önemlidir. Aküyü, yanıcı malzemelerden uzakta, iyi havalandırılan bir alanda şarj edin ve üreticinin güvenlik yönergelerine uyun.
Çevre güvenliği için akü geri dönüştürmeli, perakendecilere iade etmeli, yerel atık yönetimiyle iletişime geçmeli ve akünün atılmasına ilişkin yönergeler gibi düzenlemelere uymalısınız.
Aşındırıcı asitle teması önlemek için kullanılmış bir araba aküsünü kullanırken eldiven ve koruyucu gözlük takarak önlem alın.
Düzenli kontroller yaparak, şarj rutini yaptırarak, derin de-şarjlardan kaçınarak, aracı aşırı sıcaklıklardan koruyarak, akü üzerindeki elektrik yükünü en aza indirerek ve önerilen bakım programını takip ederek ve hatta beklenmedik arızaları önlemek için aküyü kontrol ederek, araba aküsünün uzun süre bakımını yapabilirsiniz.
Çoğu durumda, bitmekte olan veya boşalmış bir akü yeniden şarj edilebilir.Ancak akü eskiyse, hasarlıysa veya başka temel sorunlar yaşıyorsa, yeniden şarj edildikten sonra bile şarjı etkili bir şekilde tutamayabilir. Akü,sık sık şarjını kaybediyorsa veya yeniden şarj edildikten sonra bile şarjı tutamıyorsa, bu daha önemli bir sorunun işareti olabilir. Bu gibi durumlarda, akünün sağlığının ve potansiyel değiştirme ihtiyacının belirlenmesi için bir profesyonel tarafından test edilmesi önerilir.
Genel bir kural olarak, bitmiş bir akünün şarj edilmesi birkaç saatten bir geceye kadar sürebilir.
Size bir tahminde bulunmak için bir hesap yapalım:
50 amper-saat (Ah) kapasiteli tipik bir otomotiv aküsünü ve 10 amper (A) çıkışlı bir şarj cihazını ele alalım: Akü tamamen bitmişse, kapasitesinin yaklaşık %80'ine kadar şarj edilmesi yaklaşık 5-6 saat sürebilir.Aküyü tamamen bitmiş halden tamamen şarj etmek yaklaşık 10-12 saat sürebilir.
Ayrıca pilin yaşı ve durumu, şarj cihazının verimliliği ve ortam sıcaklığı gibi faktörler de şarj süresini etkileyebilir.
Evet mümkün. Aküler şarj edilmezse veya uzun süre boşalmış halde kalırsa bozulabilir. Akü düzenli olarak şarj edilmediğinde yavaş yavaş şarj tutma kapasitesini kaybedebilir, bu da performansın düşmesine ve genel ömrünün kısalmasına neden olur. Bu özellikle otomotiv uygulamalarında yaygın olarak kullanılan kurşun asitli aküler için geçerlidir.
Şarj edilmemesi, akü terminallerinde korozyon oluşumuna katkıda bulunabilir, bu da elektrik iletkenliğini olumsuz etkileyebilir ve akünün performansını daha da düşürebilir. Ayrıca akünün dahili bileşenleri, uygun şekilde şarj edilmediğinde ve bakımı yapılmadığında zamanla bozulabilir.
Ortalama olarak, standart bir kurşun-asit otomotiv aküsü 3 ile 5 yıl arasında dayanabilir.
Farklı tipteki 12 volt akülerin farklı kullanım ömürlerine sahip olabileceğini de belirtmekte fayda var. Örneğin, gelişmiş AGM (Emici Cam Mat) veya jel aküler, geleneksel sulu kurşun-asit akülere kıyasla daha uzun bir ömre sahip olabilir.
Eski motorlar için tasarlanmış yağlar, contaların iyileştirilmesine ve yağ tüketiminin azaltılmasına yardımcı olan katkı maddeleri içerir.
Daha kalın ve daha yüksek viskoziteli yağlar,eski motorlar için daha iyidir. Çünkü,eski motorlar daha fazla iç aşınmaya sahip olma eğilimindedir ve bu da parçalar arasındaki boşlukların artmasına neden olur.Sentetik karışımlı veya tam sentetik yağ, özellikle yüksek sıcaklıklar ve stresli sürüş koşullarında daha iyi koruma ve yağlama sağlar. Bozulma ve çamur oluşumuna geleneksel yağlardan daha iyi direnç gösterirler.
Zamanla yağ, kir, döküntü ve motor yan ürünleriyle kirlenerek yağlama özelliklerini ve hareketli parçalar arasındaki sürtünmeyi etkili bir şekilde azaltma yeteneğini kaybeder. Sonuç olarak, aşırı aşınma ve yıpranma meydana gelebilir, bu da motor ısısının artmasına, yakıt verimliliğinin azalmasına ve potansiyel motor hasarına yol açabilir. Yetersiz yağlama ayrıca parçaların birbirine sürtünmesine neden olarak erken aşınmaya ve potansiyel olarak yıkıcı motor arızasına yol açabilir.Ayrıca eski ve bozulmuş yağ, çamur ve birikinti oluşumuna, hayati geçişlerin tıkanmasına ve uygun yağ akışının kısıtlanmasına katkıda bulunabilir. Sonuçta, düzenli yağ değişimlerinin ihmal edilmesi pahalı onarımlara neden olabilir.
Genellikle güvenli ve doğrudur.Hatta bazı modeller bunu gerektirirken, bazı eski modeller bununla uyumlu olmayabilir.Yağ değiştirirken,motorun temiz olması tavsiye edilir. Kalıntıları veya çamurları gidermek için motor yıkama veya yağ sistemi temizleme işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca yağ değiştirirken sızıntıları kontrol ettiğinizden emin olun.
Bir arabanın motoru uzun süre yağsız çalışamaz. Genel olarak motor, yağsız çalıştırıldıktan birkaç dakika sonra ciddi hasara maruz kalabilir. Kesin süre,motor tasarımına, sıcaklığa ve yüke bağlı olarak değişebilir. Motorun uzun ömürlü olmasını sağlamak ve maliyetli onarımları veya değiştirmeleri önlemek için aracınızdaki yağ seviyelerini düzenli olarak kontrol etmek ve korumak çok önemlidir. Yağ sızıntısından şüpheleniyorsanız veya yağ seviyelerinin düşük olduğunu fark ederseniz, motorun yeterli yağlama olmadan çalıştırılmasını önlemek için sorunu derhal ele almanız önemlidir.
Evet, oto tamirhanesinde değiştirmekle karşılaştırıldığında genellikle daha ucuzdur. Bu şekilde aracınız için kullandığınız yağın kalitesini kontrol edebilirsiniz. İşlem için bazı araçlar gerekli olduğundan ilk defa kendiniz yağ değişimi yaparken yatırım yapmanız gerekecektir. Bunu kendi başınıza yapmanın dezavantajı, motor hasarına veya başka sorunlara yol açabilecek hatalar yapma riskidir.
Raftaki en pahalı yağ olmak zorunda değildir ancak daha yüksek fiyatlı yağ, daha yüksek performans ve motor koruması sağlayan formülasyonlar ve katkı maddeleri açısından faydalı olabilir. Bu yağlar, belirli endüstri standartlarını karşılamak veya aşmak ve üstün yağlama, ısıya ve oksidasyona karşı daha iyi direnç ve gelişmiş motor temizliği sağlamak üzere tasarlanmıştır.
Çok az araba motoru, özellikle de belirli spesifikasyonlara veya gelişmiş özelliklerinden yararlanan çalışma koşullarına sahip olanlar olmak üzere, sentetik yağa ihtiyaç duyar.
Bu yağa ihtiyaç duyan araç türleri şunlardır:
*Yüksek performanslı ve spor otomobiller
*Turboşarjlı ve süperşarjlı Motorlu arabalar
*Lüks ve prestijli arabalar
*Avrupa ve ithal arabalar
*Gelişmiş motor teknolojilerine sahip daha yeni araçlar
Derin su birikintilerine girmek arabanızda hasara neden olabilir ve en kötü senaryoda motorunuzun tekleme yapmasına bile neden olabilir. Bu nedenle, sudan geçtikten sonra fren kontrolü de dahil olmak üzere, derin su birikintilerinden nasıl geçmeniz gerektiğine ilişkin tüm yönergelere uymanız son derece önemlidir.
Aracınızla çok derin bir su birikintisinden geçerseniz, muhtemelen egzozunuzu su basacak, motorunuzun tekleme yapmasına ve arabanızın bozulmasına neden olacaktır. Su birikintisinin derinliğinden emin değilseniz veya göründüğünden daha derin olduğundan şüpheleniyorsanız, her zaman geri dönüp başka bir rota bulmalısınız.
Derin bir su birikintisinden veya sel suyundan geçtikten sonra daima frenlerinizi kontrol etmelisiniz. Fren kontrolü, frenlerdeki nem veya suyun azaltılmasına yardımcı olmanın yanı sıra, frenlerin hala düzgün tepki vermesini sağlar. Eğer aracınızla çok derin sulardan geçtiyseniz bir Euromaster bayisine fren muayenesi yaptırmak iyi bir fikir olabilir.